KÜRESEL ISINMA

     İnsanoğlunun savurganlık huyunun önüne bir türlü geçemedik. Hani derler ya “Can çıkmadıkça huy çıkmaz “ diye. Bu huyumuz yüzünden başımıza küresel ısınma diye bir dert geldi.

      Küresel ısınma yüzünden kutuplarda buzullar erimeye başladı. Kuraklık arttı. Kaynaklarımız gittikçe tükeniyor. Ormanlarımız yok oluyor. Bizim buna bir “DUR!” deme zamanımız geldi. Mesela küresel ısınmanın 50 yıl sonraki nesillere neler yaşatacağını düşünelim. Kuraklık diz boyu. Eskisi gibi ormanlar, akarsular olmayacak. Dünyada yaşayan insanların hâli berbat durumda. İçecekleri kadar su var ve birçok hayvan türü tükenmiş. Çoğu hayvan açlık ve susuzluktan ölmüş. Bu durumda yaşayan bir aileyi hayal edelim. Bir baba ve çocuk arasında şöyle bir konuşma geçer:
  Çocuk:
  - Baba.
   Baba:
    - Efendim oğlum.
   Çocuk:
   - Baba biliyor musun? Daha önceden çok güzel kuşlar varmış. Ha bir de hiç görmediğim akarsuların yanında ceylan diye bir hayvan varmış.
   Baba: 
   - Biliyorum oğlum.
   Çocuk: 
  - Baba bir de annemin eski fotoğraflarında çok güzel saçları varmış.
Ama en çok merak ettiğim şeyler; akarsular, denizler ve okyanuslar.
  Babasının mahcup hali üzerine çocuk duraksayarak sorularına bir soru daha eklemiş:
   - Baba neden her şey eskisi gibi değil?
  Adam cevap veremeden başını öne eğerek düşünür, söyleyecek söz bulamamış ama içinden “bütün bunların tüm sorumlusu biz insanoğlu” demekten de kendini alamamıştır.

Biz de gelecek nesillerin böyle zor durumda kalmaması için elimizden geleni yapalım. BU DÜNYA HEPİMİZİN!

Leyla DÜNDAR

 

  

[yunus emre ilköğretim okulu]